19 Ocak 2013

"şu sakızı çıkar"

Doris Dörrie'nin "Çatalla Bıçakla" diye bir öyküsü vardı. Öyküleri hiç aklımda tutamam. En fazla bir cümlesi ya da beni etkilemiş küçük bir bölümü kalır aklımda. Ama bu öyküyü hiç unutmadım. Benim gibi olanlar, yani yanında biri şapur şupur yemek yediğinde ya da akıl almaz gürültüler çıkararak sakız çiğnediğinde, öfkeden deliye dönenler ve bu öfkeyle herşeyi yapabileceğini düşünenler bu öykünün aslında pekala gerçek olabileceğini anlayabilirler. Bu seslerden rahatsız olmayanlar ise bizim bir çeşit manyak olduğumuzu düşünebilirler ki pek de haksız sayılmazlar. Öyküyü ŞURADAN okuyabilirsiniz.

Dörrie'nin kahramanı elbette uç noktalarda seyrediyor. Benim durumum onu kadar vahim değil. Benimki odayı terketmek, terkedemediğim durumlarda "saçmalama sakin ol birazdan bitecek, içinden 10'a kadar say" gibi durumlardan ibaret. Nazımın geçtiği biriyse bu şapırtıları çıkaran "şu sakızı çıkar"a kadar vardırdığım da olmuyor değil. Durum belki biraz genetiktir. Zira halam da yanında çekirdek çitleyen birinin kafasına çekirdek dolu tabağı geçirmek istediğini söylemişti. İşin tuhafı halam da ben de bu eylemlere katıldığımız zaman bu seslerden rahatsız olmuyoruz. Ben biri sakız çiğnediğinde bir sakız atarsam ağzıma, halam çekirdek tabağına ortak olursa sorun ortadan kalkıyor. Kendi sesimize daha hoşgörülüyüz galiba. Bunu düşününce aklıma şu geldi. İnsan kendi sesini dinlerse galiba başkalarında sinir olduğu şeylere karşı daha sakin olabiliyor. Çünkü aslında o sinir olduğumuz şeylerin kendimizde de var olduğunu görüyoruz. Belki böyle açıklanabilir. Reca ederim gülmeyiniz zira ben burada bir çeşit manyaklık problemimi çözmeye çalışıyorum. 

Geçen gün yorgun argın işten çıkmışken biri beni arabayla bırakmayı teklif etti. Hiç hayır demedim zira bir adım atacak mecalim yoktu. Ama olacakları bilseydim elbette hayır derdim. O sakız sesi yıpranmış sinirlerimi iyice laçka etti. Çıkar desem olmaz, yavaş çiğne desem hiç olmaz. İçimden kendi kendime şarkı mırıldanmaya başladım. Komik bir şarkı bulmaya çalıştım aklıma hiçbir şey gelmedi. Bu şarkılar insanı hep böyle yarı yolda bırakırlar zaten. 15 dakikalık yol oldu mu sana 15 saatlik eziyet. Delirmemek için birşey yapmalıydım ama alanım kısıtlıydı. İnsan yorgun olunca daha da manyak oluyor size söyleyeyim. Eğer bir haftadır dur durak bilmeden çalışmışsanız ve hiç ama hiç dinlenememişseniz, aklınızın yarısı uçup gitmişse inanın bana en ufak çıtırtıya dahi tahammülünüz kalmıyor. Arabadan inince deriiiiin bir oh çektim. Sessizce evimin kapısının önünde durdum. Sessizliğin keyfini çıkardım. Ben ancak böyle dinlenirim diye düşündüm. Çok sessiz hatta düşüncelerimin sesini bile duymadığım bir yerde yarım saat otursam fıstık gibi olurum dedim. Dediğimi de yaptım iyi geldi.

Çatalla Bıçakla'nın kahramanını düşündüm. Onun neler çekiyor olabileceğini... Allah'tan ben öyle değilim dedim. Ben sakıza ve yemek şapırtısına dayanamıyorum. O da sadece gergin ya da yorgun olduğum zamanlarda. Hayat normal seyrinde ise bu sesleri hoşgörüyle karşılayabiliyorum. Keyfim acaip yerindeyse ve bu şapırtılar çok sevdiğim biri tarafından üretiliyorsa bunu sevimli bulduğum bile oluyor. İnsan ne acaip, değil mi?

Önemli not: Ben de odada tek başımayken (Buraya dikkat!) iğrenç biçimde sakız çiğnerim. Ama tek başıma iken bile asla şapır şupur yemek yemem.

Fotoğraf. favim

3 yorum:

  1. Ben de gergin olduğumda şarkı söyleyen insanlara tahammül edemem :( özellikle de ablamın şarkı söylemesine... Bu yüzden onu çok kırdığım zaman olur :((( Allahtan ablam büyüklük edip beni takmıyor :)

    YanıtlaSil
  2. yalniz degilsin:)

    yemek veya herhangi bir sey yerken (özellikle kizarmis ekmek, meyva..) cikarilan bilumum agiz sesleri, agzi kapatmadan yenen agiz sapirtisi, ciklet saklamasi, cay kahve höpürtüsü delirmeme sebeb.. Ara ara kendi kendime delirip, derin nefes cekip kendime gelmeye calisiyorum :))

    YanıtlaSil
  3. VİŞNE AĞACI: Gergin olunca en sevimli ses bile rahatsız ediyor bazen değil mi?

    MELANGE: Ben buna yıllardır bir çözüm bulmaya çalışıyorum. Sonuçta herkesi kontrol edemem, o yüzden umursamamayı öğrenmem gerek diyorum ama bir türlü yapamıyorum. Ne yapmalı?

    YanıtlaSil