06 Mayıs 2010

su ve balık...

Hepimiz değilsek bile bazılarımız sabah olan bir aksiliği tüm günün kötü geçeceğine dair bir işaret sayma eğilimindeyiz. En azından ben böyleyim, sizi bilmem. Bir tür batıl inanç bu. Gün nasıl başlarsa öyle gider lafı kocaman bir yalan aslında. Belki bu laf yerine "gün sen nasıl görüyorsan öyledir" lafını koymak gerekir. En azından kendi bakış açımızı değiştirmek için. Çok mu iyimser oldu? Hayır burada size bir tür sır vermeyeceğim. "Ahahahah  şekerciklerim ben hayatımı istediğim gibi biçimlendiriyorum, siz de yapın, yakında bu konu üzerine bakarsınız kitap bile yazarım.Alırsanız beni hem mesut hem de zengin edersiniz." demeyeceğim. Sadece sabah olan birşeyden söz edeceğim. Hepsi bu. Sadece söz etmek. Yani ne ukalalık taslamak ne de akıl vermek ne de hep var olan birşeyi yeni birşeymiş gibi sunmak yok. Sadece söz etmek var. Ki bu şu anlama geliyor; O şey üzerine konuşmak.

Sabah daha işe giderken her gün olan birşeyin dışında birşey oldu ki ne olduğu önemli değil "hah" dedim "berbat bir gün başlıyor." işe gidene kadar o günün berbat olacağından emindim. Masama oturdum birden bire gerçek anlamda saçmaladığımın farkına vardım. "Kapa çeneni, bugün tıpkı diğer günler gibi bir gün. İyi şeyler de olabilir kötü şeyler de. Ama sen kötüye odaklanırsan muhtemelen gün sonunda sadece kötü olanı hatırlayacaksın." Kendi kendime konuştuğumu düşününce aklıma şu geldi; Hani derler ya kendi kendinizle konuşun, kendinize şefkat gösterin ya da egonuza dur deyin size saçma sapan şeyler yaptıran o. Hatta egonuzun başka bir ses tonuyla konuştuğunu düşünün falan. Ben de günün kötü geçeceğini söyleyen o sesi başka bir ses gibi hayal edeyim diye düşündüm. Boğuk ve kalın bir ses doldu kafamın içine "nıhahahahahah işareti aldın değil mi salak bugün kötü geçecek." Bir ses daha uydurayım da bu şeytanın karşısında iyilik perisi olsun diye düşündüm o ses de şöyle dedi: "Hayır ballı çöreğim gün iyi geçecek" Evet insan bazen kendi kendinin maskarası olabiliyor. Örnek için lütfen yukarıdaki bölümü okuyunuz.

Kendi kendime gülerken insanlar "günaydın" diye diye geçmeye başladılar kapının önünden. Sabahları huysuz olanlar dışında benim sırıtan suratıma bakıp hepsi gülümsedi. Ve neye güldüğümü sordular. Elbete az önce kendi kendimi eğlendirmek için yaptığım maskaralığı anlatmadım. (Burada da "sen gülümsersen herkes sana gülümser", "gülümse hayata o da sana gülümsesin" gibi artık klişeleşmiş cümleleri demek istemiyorum. Kaldı ki klişeden nefret ederim. Aslında bu "klişeden nefret ederim" lafı da klişe, değil mi?)

Gün ufak tefek sorunlar dışında rahat geçti. Hayır hayır ben bakış açımı değiştirdiğim için ya da süper pozitif olduğumdan falan olmadı bunlar. Sadece "ne gelirse bakarız çaresine" deyip bu konu üzerine kafa patlatmadığım için oldu. Gün kötü de geçebilirdi o zaman kendime şunu demezdim; "bak sabahtan belliydi günün kötü olacağı." Ya da gün harika geçebilirdi o zaman da şunu demezdim kendime: "Bak sabah günün iyi olacağına inandın ve öyle oldu." 

Belki de kendime bir iyilik yapmışımdır sadece: kendi kendimin yakasını bırakmışımdır. Gün su olmuştur. Ben de bir balık. Su kirlenecek mi, karşıma ne çıkacak demeyi kesip yüzmüş yüzmüşümdür. Belki evet bu iyiliği yapmışımdır kendime. Bir balık olmuşumdur.

Resim: Liu Hui

5 yorum:

  1. benim günüm genelde kötü başlar, ancak öğleden sonra kendime gelirim...

    ezelden beri sevmem sabahın bi körünü.

    ama senin de dediğin gibi ''gün nasıl başlarsa öyle gider'' dedin mi zaten 1-0 mağlup başlarsın güne...

    YanıtlaSil
  2. Ben de huysuz uyananlardanım, heralde 30 kez değişmiştir çalar saatin/cep telefonun uyandırma melodisi, işe yaramadı hiç biri... İş yerindekiler bilirlerdi, ilk bir saat Sazan'a dokunmak yok... Elimde değil, ben böyleyim ama son paragrafında dediğin kendi yakanı bırakmak olayını denemeliyim... Eğer geç kalmamışsam, yataktan çıkmadan hadi bakalım beynimize ne kadar mutlu uyandığımızın sinyalini gönderiyoruz diyip ağız dolusu gülümsüyordum, işe yaradığı oldu... Sonraaa eğer kilolu hissetmiyorsam kendimi, ben güzel bir karıyam diye Türk filmi replikleri de zaman zaman imdada yetişti...

    Ama sanırım en iyisi, çok şükür yeni bir güne daha açtım gözlerimi demek, gelin ulan, topunuzla, tüfeğinizle, korkmuyorum...

    Bugün de güzel geçecek, yazın sayesinde, ellerine sağlık ve yüreğine...

    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  3. dediğin gibi bırak yakanı hoş bıraksan da bırakmasan da gün zaten nasıl dilerse öyle geçecek. durumlar değişmez biz değişiriz sözünü de hatırlamakta fayda var. ben bugünlerde çokça hatırlayıp, çokça değişiyorum.

    YanıtlaSil
  4. Yine bayıldım ben bu yazıya, "gün su olmuş ben de balık" ne kadar güzel:))
    Sevgiler kedicim:))

    YanıtlaSil
  5. GEREKSİZ ADAM: İşte güne sırf mağlup başlamamak için belki sabah uyanınca kafamızın içindeki o mızmızı susturmak gerek.

    SIRADAN BİR SAZAN: Aslında en iyisi güne boş bir zihinle uyanmak ya bu nasıl yapılır bilemiyorum henüz :)

    KARAKUTU: Ah o hayatın günlerin akışını kontrol altına almaya çalışmasak işler ne güzel yürüyecek ya insanoğlu herşeyi kontrol edebilirim sanıyor.

    ÖZLEM: Sevgiler canım benden de :)

    YanıtlaSil