22 Temmuz 2009

KUŞLAR, DAVULCULAR VE VAMPİRLER

Kafanın içinde sürekli biri konuşuyor ya. Hani geçmişten söz edip duruyor ya da gelecek için kaygılanıyor ya. İşte o sussun da öyle uyuyayım istiyorum. Hı hı evet çok konuşuyor. Yok yok sus desem de susmuyor. Meditasyon mu? Meditasyon yaparsam susar mı o? Dingin bir deniz mi olur aklım? Evet evet ben de tam bunu istiyorum. Sahi bunu becerebilir miyim? Yaa demek pek çok kişi yapıyor bunu? Tamam ama ben meditasyon yapmayı bilmiyorum ki? Basit mi? Sahi mi? Ne yapmam gerek? Evet evet en basit olanını söyle. Bir nesneye mi odaklanayım? Yahu benim konsantrasyon sorunum var diyorum sen bana bir nesneye odaklan diyorsun. Başka bir yolu yok mu? Efendim? Etraftaki sesleri mi dinleyeyim? Evet sanırım bunu yapabilirim. Tamam çok teşekkürler. Görüşürüz. Ben de öptüm.

Fena fikir değil hani. Tüh sormayı unuttum acaba o uyguladı mı bunu? Uyguladıysa nasıl bir sonuç aldı? Arasam mı? Yok geç oldu. Gerçi daha on dakika önce konuştuk ama belki hemen uyumuştur. Neyse aramayayım. Ben şimdi güzelce yatağıma yatayım ve geçmiş geleceği düşünmeden sadece etraftaki sesleri dinleyeyim. Evet evet denemekten kimseye zarar gelmez öyle değil mi?

Pek sessiz. Sessizliğin sesi derler ya bu o olsa gerek. Bu ne kuşu acaba fiyuuuuuuut fiyut fififififiyuuuut diye öten ne kuşu olabilir ki? Google'a kuşun sesini yazsam bulur muyum acaba? Salaklaşma Fulya. Ne kuşu olduğunu boşver de çok güzelmiş sesi. Yahu hani sen meditasyon yapıyordun? Sesleri dinleyecektin hani hiç birşey düşünmeden? Kuşun ne kuşu olduğu üzerine kafa patlatmaya başladın bile. Kızım sen düşünmeden, merak etmeden sadece dinlemeyi beceremiyor musun? Haydi bakalım baştan başlayalım. Yine sessizlik. Yine. Yine. Yine. Bu ne ya? Saat kaç? Gecenin 1'i. İyi de bu davul ne? Bir davul olsa sadece iki tane birden. Yahu ramazan ayında da değiliz ki. Bir kaç ihtimal olabilir. İhtimal 1: Ramazan davulcuları alıştırma yapıyorlar. İhtimal 2: Bu bir protesto. Malum sözlere elbette. İhtimal 3: İleri akıllının biri "ulan bütün düğünler gündüz yapılıyor ben de gece yapayım da millet çılgın damat görsün" dedi. İhtimal 4: Sarhoşun teki "vurun ulan halay çekeceğim" diye davulcuları tehdit etti. Ve bu son ihtimal en akla yatkını. Çünkü, içip içip davulcu ve zurnacıyı bir arabanın içine tıkıp kafalarına silah dayayıp "çalın ulan" diyen adamlara dair çok hikaye duydum. Hala devam ediyor. Tamam bana bu kadar uzakta ama acaba o sokakta oturanlar ses çıkarmıyorlar mı? Demek çıkarmıyorlar ki adam hala bangır bangır çalıyor. Dilerim bir an önce sızar şu sarhoş herif.

Bitti. Yine sessizlik. Ne güzelmiş yahu sessizlik. E bu ne şimdi? Saat 2 oldu yan komşu çamaşır makinesini çalıştırdı. Zaten biraz vampir bir aile bunlar. Gece yemek yiyorlar, çay içiyorlar, "aşk bu değil, yapma güzel, sen insanı öldürürsün" diye devam eden şarkıya eşlik ediyorlar ve çoğu zamanda saç saça baş başa kavga ediyorlar. Biri balkona çıktı. Ne bahtı karayım ki balkonu hemen benim odamın yakınında. İnanamıyorum. Karşıdaki eve bağırıyor. "Haydi gel sana kiraz yedireyim" Deli midir nedir? Telefon etsene be adam. Kiraz mı yiyorsunuz hamburger mi ne yiyorsanız yiyin de bizim neden bütün bunlardan haberimiz olmak zorunda? Öteki kiraza hayır dedi. Bizimki bu sefer de süt teklif etti. Ona da hayır dedi. Sabah erken kalkacakmış. Ulan erken kalkacaksan gecenin ikisinde ne diye karşı pencereden bağırıp duruyorsun? Git uyu kardeşim. Şimdi ben size sütü kirazı gösteririm. Kimse yok. İçeriye girmişler hayret. Şu sesleri dinlemeyi bıraksam iyi olacak. Ben en iyisi uyumaya çalışayım. Uyuyabilirsem tabi. Şu fiyuuuuuuut fiyut fififififiyuuuut diye öten kuş nerede acaba? Sahi ne kuşuydu o?

Evet evet yapmayı denedim. Hı hı sesleri dinledim. Yok işe yaramadı. Neden mi? Bir kuş, davulcular ve vampirler yüzünden. Vallahi doğru söylüyorum. Yok yok gerçekten dalga geçmiyorum. Efendim? Evet evet ben de biliyorum vampir diye birşey olmadığını. Bu adamlar vampir değil de vampirimsi diyelim. Ya gerçekten dalga geçmiyorum. Uzun hikaye şimdi anlatamam. Yarın görüşürüz o zaman anlatırım. Şimdi işe dönmem gerek. Tamam ben de öptüm. Kendine iyi bak.
Fotoğraf: Life

11 yorum:

  1. komşuna uy bre kedi kardeş!
    rahatlar meditasyona, keditasyona gerek durmadan sende onlara katılıp çığırırsın... Aşk, bu değil yapma güzel... diye..:-))

    YanıtlaSil
  2. Benimki keditaston oldu vallahi doğru :))) Şarkıya eşlik ettim ettim durur muyum hiç :)

    YanıtlaSil
  3. susmuyor bu aralar bende de bir ses... sesi kısılacısa diyorum, bu seferde kah kah gülüyor... yüzsüzleşti mi ne ilişkimiz?

    YanıtlaSil
  4. Ben davulcudan yanayım. Haklı, az bile yapıyor...

    Hırsızlar, ahlaksızlar, dolandırıcılar... değil de neden "davulcular" deniyor ki? Onlar baştacı yapılırken davulcuların aşağılanması ağrına gitmiştir belki de...

    Hem belki de bugüne kadar kurallara uydum da n'oldu, diye içlenmiştir. Birazcık da ben düzeni bozayım, yasaları masaları bozayım, insanlara huzur vermeyeyim ki beni de övsünler diye düşünmüştür kesinnnn!!

    Güzel bir yazı olmuş...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Kedicim, günlerdir dogru dürüst bir sey okuyamiyorum, ama sen bu yazinla beni güldürmeyi basardin, cok tesekkürler sana ve bu yaziyi yazmana sebep olan kusa, davulcuya ve vampirlere:))

    Keske yanimda olabilseydin, keske bunlari sesinden dinleyebilseydim,
    seni cok cok öptüm güzel kedim...

    YanıtlaSil
  6. EVREN: Ne çok konuşuyor o ses değil mi dur durak bilmeden vır vır vır...

    AYSEMA: Bu da bir ihtimal tabi :)

    BELGİN: gülümsediğine çok ama çok sevindim Belgin'ciğim :) Ben de seni çok öperim.

    YanıtlaSil
  7. Sen gel de bizim mahalledeki sesleri gör, hepsi ayrı bir yazı konusu, ben de yazacağım bir ara da ben yazınca sinirlerim bozulacak biliyorum onun için erteleyebildiğim kadar erteliyorum:)))

    YanıtlaSil
  8. bu aralar bende böyleyim. uykuyla aramda kötü bir hesaplaşma var nedense. en olmadık olaylar, en olmadık seslere aklım takılıyor. sonra gece üç, ben bütün hücreleriyle capcanlı elimde battaniye dolaşıp duruyorum evde. evin dışındaki sesler sussa bile beynimdekiler susmuyor benim. sahi meditasyon işe yarar mı ???

    YanıtlaSil
  9. ÖZLEM: Sinirlenme. Ben de önce fena sinirleniyordum şimdi gülüyorum. İnsanları engelleyemiyorsun herkes bizim aklımızdaki dünyadaki gibi değil. Ve birlikte yaşayabilmek zor. Sanırım en iyisi olayları komedi olarak değerlendirmek :)

    OWL: Aslında sanıyorum yapacak tek şey aklındaki konuşmaya başladığında konuyu değiştirmek. Ben son zamanlarda hep kendimi abuk sabuk şeyler düşünürken yakalıyorum. Ve şöyle diyorum: "bunu düşünüyor olmasaydın ne dününüyor olacaktın?" Zihni farklı bir yönde eğitmek gerekiyor sanırım. Bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum ama üzerinde çalışıyorum. Düşünürsen yaptığımız çok saçma ya geçmişin değiştiremeyeceğimiz olaylarına takılıyoruz ya da yaşayıp yaşayamayacağımız belli bile olmayan geleceğin hesaplarına. Hani anı yaşa derler ya bunu yapabilmeli. Ama nasıl henüz ben de bilemiyorum.

    YanıtlaSil
  10. o içteki ses sadece konuşmayı bilir zaten,dırdırcı mahalle kadınları gibi..gerçi sadece mahallelerde değil kadınlar heryerde konuşur oldu..ve sadece kadınlar değil,erkekler de...herkes ama herkes...
    puff...aklımız dingin bir deniz olmaya hasret sahi...nerdeee o günler..

    YanıtlaSil
  11. Tüm bunlar yüzünden bu kadar yorgunuz ya...

    YanıtlaSil