25 Temmuz 2009

FİNCAN


Yatağın tam ortasında duruyordu. Kahve köpükleri içine sıvanmış tombul beyaz bir fincandan söz ediyorum. Evet yatağın tam ortasında duruyordu. Ona bakıp şöyle düşündüm: Bir yabancı olsaydım ve bu odaya girseydim bu fincanı nasıl yorumlardım? Pasaklının teki derdim muhtemelen. Ama ben bir pasaklı değildim. Sadece dalgındım. Aklım birine ya da birşeye takılmış ve yatağın üzerine serilmiş gözlerimi tavan dikmiş düşünürken farkında bile olmadan o fincan yatağın ortasına konulmuş ve orada öylece kalmıştı. Ben yeniden dünyayı görene kadar, yeniden etraftaki kapıyı, duvarı, bahçeyi, pencere önündeki o sıska siyah kediyi görene kadar yeniden ağustos böceklerinin sesini, dışarda gürültü yapan çocukları, kumruların ağaçtaki oyunbaz hışırtılarını duyana kadar orada öylece unutulup kalmıştı. Hepsi buydu.



Evet burası başka birinin odası olsaydı ve ben tesadüfen bu odaya girmiş olsaydım odanın sahibine pasaklı derdim. Ama ben gerçekten pasaklı değildim. Dalgındım sadece. Aklım birine ya da birşeye takılmıştı. Ve gülümsüyordum. İnsan her zaman kederden dalgın olmazdı ya. Ben o an sadece şaşkın bir sevincin çocuğuydum. Ve ne zaman şaşkın bir sevincin çocuğu olarak yeniden doğsam, olmadık şeyleri olmadık yerlerde unuturdum.


Fotoğraf: coffeecupnews

9 yorum:

özlem dedi ki...

Önemli olan sevinmiş olman, neyi nrde unuttuğun değil ki bu durumda kedicik:)

Belgin dedi ki...

Sen yalniz mutlu ol, sevinmis ol, nerede ne unutursan unut önemli degil ki:)) Bende senin sevinmene sevindim:))

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Merhaba,
Mutlu olmak, sevinmek, dalgınlık bir araya getirilip ancak bu kadar güzel anlatılabilir diye düşünüyorum. Sevinmek, mutlu olmak ne güzel.
Selamlar

srqluciddreaming dedi ki...

Senin mutluluğunun yanında kahve fincanının yatağın ortasında öylece duruşu bana hüzünlü geldi , sanki bütün hüznü onun üzerine yıkmış da kaçmışsın gibi :)
Mutlu günler:)

EVOLET dedi ki...

ben de bir şeyleri bir yerde unutmak istiyorum bu sebeplerle:((
:)))

Volkan Kemal dedi ki...

Kedikardeş,
ihtiyarlıyorsun da bunu itiraf etmekte zorlanıyorsun..
pasaklı değilmişte..efendim neymişte..:-)
Daha geçengünkü bir yazında bu acı gerçeği itiraf etmene bir kelimelik mesafe kalmıştı..
Hep merak ederim, ihtiyarlamak neden böylesi ürkütücü olur genel olarak kadın dünyasında..
Fincanı yatağın ortasında unutmak ise işin replika yanı:-)
Sevgiyle, vede genç veeeede pasaklı kal birazcık olsun :-)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

ÖZLEM: Kesinlikle :)

BELGİN:Teşekkür ederim Belgin'ciğim :)

KAĞITTAN GEMİLER: Çok teşekkür ederim :)

SRQLUCİDDREAMİNG: Yok yok bu ara hüzünleri terkettim.Uzun bir müddette de onlarla görüşmek istemiyorum :) Biraz sevinmeli insan birazcık da olsa sevinmeli...

EVOLET: Dilerim öyle olsun...

VOLKAN: Yok hiç zorlanmıyorum. Eğer öyle olsa kendime sürekli "seni ihtiyar tilki seniii" demem :) değil mi?

lemanice dedi ki...

unut gitsin boş veeeeeeeer.hüzünlerin bir yerde takılıp kalmışsa fincan unutulsun varsın.eeeee hüzünlerde hep takılı olduğu yerde kalsın.sevgiler.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Aslında hüzünleri unutalım gitsin gerisi boş :)