08 Aralık 2015

ağaçkucaklayan

Çocukken tuhaf bir huyum vardı. Ağaçlara sarılıp gözlerimi kapatır bir süre öyle dururdum.Hatta o pürüzlü kabuklarını öpmüşlüğüm bile vardır. Harika bir histi. Tıpkı güçlü ve şefkat dolu birine sığınmak gibi bir duyguydu. Ben öyle yaptıkça yetişkinler gülümser, çocuklar dalga geçerlerdi. Canımı sıkardı bu dalga geçilmeler ya yine de ağaçlara sarılmaktan vazgeçmedim.

Geçen gün bir yazı okudum ağaçlara sarılan insanlar hakkında. Yazı şurada. Ağaçlara sarılan insanları aşağılamak için kullanılan Tree Hugger diye bir tabir varmış mesela. Her neyse yazıyı görünce ağaç kucaklamanın çok da tuhaf bir davranış olmadığını düşündüm. Şimdiye kadar hep benim tuhaflığım olarak gördüğüm birşeyin aslında hiç de tuhaflık olmadığını hissettim. 

Bilmiyorum hiç denediniz mi ama denemediyseniz lütfen deneyin. Eğer kendinizi ağaca bırakırsanız ve ona tüm benliğinizle sarılırsanız hissedeceğiniz şeyi tarif edemem. Bu tıpkı koparıldığın bir parçayla bütünleşmek gibi bir duygu. Ait olduğun yere, yuvaya dönmek gibi bir duygu.

Aynı duyguyu çıplak ayakla toprağa bastığımda da hissederim ben mesela. Ayaklarının altını hafifçe okşayan o ipeksi toprağın ılıklığı bambaşka birşeydir. Bütün bunları sevdiğim ve hayatım hep bunlarla geçtiği için o bol ışıklı çok gürültülü AVM'lerden hiç haz etmem. Doğayı dönüştürerek Tanrı olabileceğini sanan insanın kendi kendini yiyip tüketişi karşısında kör olmuş insanların kalabalığının ortasında hep yabancı gibi hissederim. Ve bu yüzden beton yığınları ortasında bir apartman katında balkonunu minik bir bahçeye çevirmiş insanların gidip kapılarını çalasım gelir. Salonundaki masasının üzerine saksı saksı çiçek dizenleri, odasının köşesinde minyatür limon ağaçları olanları gönülden kucaklayasım gelir.

O hepimiz kardeşiz lafı var ya sahiden palavra. Biz hepimiz kardeş değiliz. Biz ağaçları kucaklayanlar, sokakta aç kedilere su ve ekmek verenler, çiçek büyütenler, toprağın dokusunu herşeyden üstün tutanlar evet birbirimizle kardeşiz. Ama dört beton duvar dikip tabelaya bulabildiği yıldızı yapıştıran ve cebini doldurup kendi doğasını kaybetmiş bir hayatı yaşamak isteyenlerle ise iki farklı türüz. 

Ağaçlara sarılın bu yüzden. Onlar da size sarılacaklar. Ve bilin ki her sarıldığınız ağaçta sizi tüm ağaçlara sarılanlar kucaklıyor olacaklar. Toprağa basın bu yüzden. Üzerine basıldığı için şikayet etmeyen tek varlıktır o çünkü. Senin ayaklarını gıdıklamaktan enerjini hissetmekten mutlu olur, daha da güzelleşir. 

Ağaçların özgürce göğe uzandığı, toprağın güneş altında kadife gibi uzandığı bir dünya diliyorum hepimize. 

5 yorum:

  1. Ağaçlara sarılmayı deneyenlerdenim. Ve çok iyi sonuç verdiğini biliyorum.
    Özellikle yaylada arkadaşlarla deneriz.Sanki enerji verir, kendinizi daha zinde hissedersiniz. Toprağa çıplak ayakla basmak da ne güzeldir.Şehir merkezinde bu işi gerçekleştirmek zor tabii.

    YanıtlaSil
  2. Heey, yaşasın! Yalnız değilmişim! =) Hele koca koca çınarlara (artık rastlamak çok zor) sarılmaya çalışmak en sevdiğim. Sevgi, saygı ve dostluk hisleri ile sarhoş olmuşluğum var. Evet, bizler kardeşiz =)

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bir şey öğrendim sayenizde.
    Yaşasın Tree Hugger kardeşliği! :))

    YanıtlaSil
  4. Anneannemlerin evinin bahçesindeki ağaçların hepsi benimdi. Ben de ağaçlara sarilanlardanim. Tarifi olmayan bir duygudur ...

    YanıtlaSil
  5. Anneannemlerin evinin bahçesindeki ağaçların hepsi benimdi. Ben de ağaçlara sarilanlardanim. Tarifi olmayan bir duygudur ...

    YanıtlaSil