30 Nisan 2013

kuşlar ve budalalar...

Bahçede birkaç gündür bir kuş var. Adını bilemiyorum. Biri sığırcık dedi ama emin değilim. İnsanın içini coşturan, "hayat ne güzel" dedirten bir sesi var. Dakikalarca bıkmadan usanmadan dinleyebilirim. Bu sabah da beni bu kuş uyandırdı. Aklıma o karikatür geldi. Biz "kuş sesleri ne güzel" derken kuşlar kendi dillerinde bize ana avrat... Olur mu olur. İnsanın budalalığına şahit olan tüm canlılar ana avrat küfür ediyorlardır zaten, bunda şaşıracak birşey yok. Pencereden bir süre izledim kuşları. Hiç umurlarında değiliz aslında galiba. Kendi kendilerine çamların dallarında oynayıp duruyorlar. Aşağıda ne olup bittiğinden onlara ne ki zaten. Belki de bu umursamazlık yüzünden böyle şen şakraklar. Dünya üzerinde cenneti insandan ve insana yakın olan tüm canlıların dışında kalan varlıklar yaşıyorlar bence. Çünkü cehennem insanın ta kendisi. Cennet ise insan dışında kalan heryer. Elektrik tellerinin üzerinde, ağaç tepelerinde uçup duruyorlar. Bize dair hiçbir şey yok. Gök ve ağaçlar yetiyor demek mutlu olmak için.

Aklımı kurcalayıp duran şeyi, geceden sabaha da taşımışım. Bütün gece düşündüğüm yetmezmiş gibi sabah gözümü açar açmaz aynı şeyleri evirip çeviriyorum kafamın içinde. Çiğnenmekten çamura dönmüş sakız gibi olan düşünceyi nedense çıkarıp atmayı bir türlü beceremiyorum. Bunu düşünüp durmaktan haz alıyor olmalıyım ki vazgeçemiyorum. Tıpkı sigara gibi zarar verdiğini biliyorsun ama içmeye devam ediyorsun. Kuşlara bakıyorum. En fazla birkaç dakika uzaklaşıyorum düşüncelerimden. Bahçeye çıkayım diyorum. Güller, ağaçlar, portakal çiçekleri ne salak olduğumu hatırlatsın diyorum ama yok. Bir kez düşüncenin çamuruna saplanmışsan sen elini uzatmadığın sürece hiçbirşey kurtaramıyor seni. Ben neden süreklilik arzeden saçma sapan düşüncelerin içinde yuvarlanıp durmaya bayılıyorum acaba? Fena halde canım sıkıldığından mı, hiçbir şey beni oyalayamadığından mı, bin tane şeyi aynı anda düşünmekten yorulduğumdan mı? Pek çok sebebi olabilir. Bilmiyorum aslında bilmek de istemiyorum galiba. Tek istediğim bu düşüncelerden zaman zaman sıyrılmak ve kuşlara bakarak hiçbir şey düşünmeden durmak. Dinlenmek için daha iyi bir yol bilen varsa beri gelsin...

Fotoğraf: şurdan

3 yorum:

  1. Cehennem insanın ta kendisi... çok doğru. Katılıyorum.

    YanıtlaSil
  2. mutlu olmak için tek başına gökyüzü fazla bile (:

    YanıtlaSil
  3. yok sen benim kendine güvenen blog yazmış halim olmalısın. affına sığınarak kendimce sahipleniyorum. son paragrafını alıp noktasına virgülüne dokunmadan kullansam. kendime alsam herhalde çok yalışır, hiç sırıtmazdı. gereksiz laflar etmek pek adetim değildi. lakin yazacaklarım yazdıklarının bir kopyasını olmaktan öteye gidemezdi.

    "..düşünceyi nedense çıkarıp atmayı.."
    "..düşünüp durmaktan haz alıyor olmalıyım.."
    "..düşüncenin çamuruna saplanmışsan sen elini uzatmadığın sürece hiçbirşey kurtaramıyor seni."
    "Fena halde canım sıkıldığından mı."
    "hiçbir şey beni oyalayamadığından mı, "
    "bin tane şeyi aynı anda düşünmekten yorulduğumdan mı?"
    "Tek istediğim bu düşüncelerden zaman zaman sıyrılmak.."
    "..daha iyi bir yol bilen varsa beri gelsin..."

    -daha iyi bir yol buldun mu? paylaşmak ister misin.

    YanıtlaSil