20 Haziran 2011

Bir pazartesi sabahı vazgeçiyorum sizden...

Bir pazartesi sabahında uzun bir süredir hayatının odağına yerleştirdiğin birşeyden ya da birinden, birdenbire ani bir kararla ve nasıl olduğunu kendin bile anlayamadan vazgeçebilirsin. Bu kararın sana acı vermediğini tam aksine tuhaf bir rahatlama yarattığını farkederek oturduğun koltukta artık işleri zamanın akışına bırakmanın en akıllıca yol olduğuna karar verirsin. Hayat seni takmadan bildiği yolda ilerlemektedir çünkü.

İşin garibi bu kararı almak için senin farkında olduğun bir süreçten geçmemişsindir. Daha düne kadar kesinlikle aklında yoktur bu karar. Ama beş ya da on dakika önce olan birşey ya da tek bir cümle artık dolmuş olan bardağı taşırmış ve sen o bardaktan taşan suyla uyanmışsındır. Şimdi yapılacak olan en iyi şey; hayatının tam ortasında duran ve az önce vazgeçip onu yerinden söküp çıkardığın için hayatının tam ortasında bir krater gibi boşluk açmış olan o şey ya o kişi üzerine düşünmeyi bırakmak ve yeni bir yön çizmektir kendine.

Mesela "zaten"le başlayan cümleler kurmaktan vazgeçmelisindir. Ya da "ah keşke şöyle olsaydı" gibi saçma sapan hayaller kurmaktan... Vazgeçmenin sanıldığı kadar zor olmadığını, hatta bazen hayatına yeni bir perde açtığını, acıdan geçmeden adam olunmayacağını, hem belki tek birşeye odaklanmış olan gözlerinin o şeye bakmaktan kör olduğunu ve vazgeçmenin aslında gözlerine yeniden kavuşmak demek olduğunu anlayabilirsin belki de şu süreçte. Tek birşeye odaklanmış, adanmış bir hayatın eli kolu bağlanmış bir adamdan farkı olmadığını, boşluğun aslında özgürlük demek olduğunu da öyle... Hatta en önemlisi hayatın seni hiç mi hiç takmadan yaptığı planlara güvenmeyi de öğrenebilirsin belki. Hiçbirşeyi öğrenmesen bile en azından şu sonuncusu öğren... Çünkü güven bana bunu öğrenmediğin sürece hayatın akıp giden suyunda gereksiz yere çırpındığı için boğulan biri olacaksın.

Fotoğraf: Life

10 yorum:

  1. Hay allah, biran korkuttun beni:D

    YanıtlaSil
  2. Bilmiyorum ama birden bire iyi geldi bu yazı .. Afedersin tanışmıyoruz .. şu andaki duygularıma çok benzeş şeyler olduğu için tutamadım kendimi yazma ihtiyacı duydum ..

    YanıtlaSil
  3. Sen 'zaten' le başlayan cümleler kurmaktan vazgeçmelisin derken ben de bugün ve hatta dün 'muhtemel' ile 'umarım'a takılmıştım. İyi geldin yine:)

    YanıtlaSil
  4. başlığı okuyunca korktum cidden. neyse ki..

    YanıtlaSil
  5. GUGUK KUŞU: Neden?

    EASS: Aslında biliyor musunuz bence bu hissettiğimiz şey eskiyi yıkıp yeniyi yapmaya hazır olduğumuzun göstergesi. Çok hüzünlü gibi gelebilir vazgeçmek kelimesi ama bence aslında yeniden başlamanın işareti.
    Not: Tanışmasak da iyi ki yazmışsınız. Çünkü insanın diğer insanlarla aynı şeyleri hissettiğini bilmesi o hep içimizde duran yalnızlık hissine verilen bir damla su gibi...

    NEHİR İDA: Teşekkür ederim :) iyi geldiğine sevindim.

    MEFİSTO: Neden korktun Mefisto'cum?

    21 Haziran 2011 14:23

    YanıtlaSil
  6. haklısın!.. vazgeçmeyi kaybetmek gibi algılarız çoğu zaman . Oysa yeri ve zamanı geldiğinde vazgeçme cesaretini göstermemiz, belki de yeni bir oluşumu içinde barındırır. yazını yeniden okuduğumda bir kez daha sevdim .ilk okduğumda sadece duygu durumuma uymuş gibiydi . ama bu kez aklı selim ve çok mantıklı bir yaklaşım olduğunu anladım . bir kez daha iyi ki yazmışsın ve iyi ki bende buna rastlayıp okumuşum diyorum . belki de hayatın bize hazırladığı yollardan biri bu yazının bu anda yazılması..beynine sağlık yeniden ..

    YanıtlaSil
  7. Bu durumda; hayatın bir bildiği vardır demek geldi içimden kedicim:))

    YanıtlaSil
  8. EASS: Çok teşekkür ederim Sevgili Eass :)

    ÖZLEM: inan bana bunu aklımızdan çıkarmasak işler çok daha kolay olacak.

    YanıtlaSil
  9. yav blogu bırakıp gidiyorsun sandım işte:D ben de tam bir karadenizliyim he he :D

    YanıtlaSil
  10. Yok yok gittiğim falan yok :) Aslını istersen gitmeye karar verirsem veda mektubu yazacağımı hiç sanmıyorum. Ben çok hoşlanmıyorum vedalardan.

    YanıtlaSil