12 Kasım 2014

nereden baksan tutarsızlık nereden baksan ahmakça...

Günlük fallara, burç yorumlarına hiç inanmam ama gözüm takıldığında da okumadan edemem. Bazen şuna benzer şeyler yazar orada, "Bugün iletişim problemleri yaşayabilirsiniz. Kendinizi ifade etmede zorluklar olabilir. Yanlış anlaşılmalara açık bir gün." İşte bunu zaman zaman bizzat yaşıyorum, tıpkı bugün olduğu gibi.

Her zaman nezaketin insan ilişkilerinin ilk kuralı olduğuna inanan ben akla hayale gelmeyecek şeyler söylerken buluyorum kendimi. Hiç niyetim olmadığı halde bir kelime çıkıveriyor ağzımdan ki toparlamaya çalışırken daha da berbat ediyorum. İşte böyle zamanlarda mümkün olduğu kadar kimseyle konuşmamaya hele de ciddi konuları tartışmamaya özen gösteriyorum. Zira o konuşan kişi ben olmaktan çok uzak ve kontrol edemediğim bir kişi oluyor ne yazık ki...

Bugün de tam olarak böyle bir günün içinde olduğum için öğle arasında kendimi odaya kapamayı tercih ettim. Dakikalardır da neden bunu yaşadığımı düşünüp duruyorum. Güne keyifsiz mi başladım? Hayır tam aksi hatta. Kafamı kurcalayan birşey mi var? Bilmiyorum belki. Fena halde canım mı sıkılıyor? Kesinlikle evet. 

Şu soruyu hiç sordunuz mu kendinize; "burada ne işim var ve bütün bunlar neden bu kadar iç sıkıcı?" Soruya şöyle devam ettiniz mi peki; "Eğer burada olmasaydım nerede olmak isterdim?" Şimdi daha kötüsü geliyor, ikinci sorunuza "hiçbir yerde" diye cevap verdiniz mi?  Eğer bu üç aşamadan geçmişseniz size kötü bir haberim var; bu yine, yine ve yine olacak. Sanıyorum bu iletişim problemlerini bu üç soruyu soruyor olduğum günlerde yaşıyorum. Öyle ya insan bir yerde olmak istemeyince daha da kötüsü aslında hiç olmak istediğinde etrafta olup bitenlerle, gezip dolanan insanlarla sanki herşey tıkırındaymış gibi nasıl bir bütün olup, o dünyaya dahil olabilir? Kendini bu koca yekpare parça üzerinde bir yama gibi hissediyorken, o yekpare parçanın tüm dokusu sana yabancı geliyorken nasıl olur da o bütünün parçaları ile sağlıklı bir iletişim kurabilirsin? Sorunun kökeni bu olabilir mi? Kendini hiç ama hiç yabancı hissetmemiş biri yaşıyor mudur dünyada acaba?

Bazılarımız çok konuşur. Ben de o bazılarımızdan biriyim. Ama bazen nefes almak için bile ağzımı açasım gelmiyor. Böyle zamanlarda biri bana birşey sormadığı sürece konuşmuyor, biri bir soru sorunca da sanki etimden et koparılıyormuş gibi acı çeke çeke cevap veriyorum. Konuşmak zorunda kalmak, hele de yalnız kalmaya ihtiyacın varken biri ile zorunlu bir sohbeti sürdürmeye çalışmak korkunç birşey. Bu iletişim sorununun bir başka sebebi bu da olabilir. Ama düşününce aslında her iki sebep de birbirine bağlı. Kendini yama gibi hisset, diğer herkesi ve herşeyi yekpare bir bütün olarak gör ve o bütünü bir türlü anlayama, ama yine de onlarla iletişim kurmaya çalış. Evet.

Şükürler olsun ki bu yama gibi hissetme hali çok nadir oluyor. Çoğu zaman kendimi o bütünün parçası gibi hissetmeyi başarıyor, kendi yalanlarıma kendim inanıyorum. Zaten toplumsallaşmak da bu demek bence. Kendi kendine bir bütün olmak zorunda olduğumuzu söyle, hepimizin aynı topun kumaşı olduğu konusunda mümkün olduğunca kendini ikna et ve öyle güzel yalan söyle ki bir süre sonra buna inanmaya başla. Al sana toplumsallaşma. 

Ben özünde toplumsal bir varlık değilim. Daha çok ormanda tek başına yaşamak avcı-toplayıcı olmak için yaratılmış bir türüm bana kalırsa. Ama burada olmak zorundayım. Zira rahatsız edilmeden yaşayabileceğim bir orman bulma ihtimalim yok. O yüzden de uzun süreler halinde bütünün parçası olduğuma inanır vaziyette kısa sürelerde de kendi özüme dönememenin sıkıntısını yaşar vaziyette devam etmek zorundayım hayatıma. Zira daha önce de söylediğim gibi rahatsız edilmeden yaşayabileceğim bir orman yok. Belki yakında bırak ormanı bir ağaç bile kalmaz bu topraklar üzerinde. Hey yavrum hey!

Fotoğraf: pinterest

4 yorum:

  1. Toplumsallaşmakla ilgili yorumuna katılıyorum. Biraz başkalarına benzemek, biraz onlar gibi görünmek...

    Yoksa hepimizi bazı zamanlar birer "uzaylı" gibi hissetmiyor muyuz?

    YanıtlaSil
  2. Hay Allah:) bense bütün geri kalanı kendi üzerimdeki bir yama olarak görüyorum. megaloman mıyım neyim?...ister ben ister geri kalan evren yama olsun sonuç hep çıkmaz oluyor:9

    YanıtlaSil
  3. böyle düşünceler dile getirilmemeli.
    ortalık yerde..
    buna,
    hayat kovalamacısında takılıp düşmek de denebilir.
    bir an herşey alaşağı oluverir.
    kendinle beraber,
    gün sana gününü gösterir.
    iç sıkıntıların su yüzüne çıkıverir.
    ayırmadıkça akıl süzgecinden,
    ağırlaşıverir.
    dibe çöker..


    böyle bir ruh hali olmalı..
    https://vimeo.com/86453101

    YanıtlaSil
  4. Bu kadar mı güzel anlatılır :)
    Aralıklar halinde yaşadığım, son bir kaç haftanın da özeti benim için.

    En azından sadece "ben" değilmişim bu ruh halinde de olan.

    İnsanlardan uzaklaşmak adına resme verdim kendimi. Şu an sergi açabilecek kadar eserim var :)

    Umarım geçer bu buhran *

    Saygılar...

    YanıtlaSil