13 Temmuz 2010

durum raporu

Ben başka birine dönüştüm. Hiçbir şey yapmayan dahası yapmak istemeyen birine. İşin tuhafı, bahçede öyle aylak aylak oturmaktan hiç sıkılmıyorum. Dün gece mesela, dakikalar boyunca hiç sıkılmadan gökyüzüne baktım. Yıldızlara. Birşey gördüm mü? hayır. Ne yıldız kaydı ne de bir uzay gemisi geçti. Olsun. Baktım. O sırada ne düşündüm hiçbir fikrim yok. Sanırım birşey düşünmedim.

Hiç eve giresim yok. Gün boyu dışarıda olduğum yetmezmiş gibi tüm akşamı da bahçede geçiriyorum. Kah toprağın üzerinde bakarak, kah garip bir ses duyup o sesin sahibi kuşu bulmaya çalışarak, kah sokaktan gelip geçen biri ile laflayarak... Bütün bunlar garip değil belki ama benim nasıl bir ev kedisi olduğum hesaba katılırsa hele hele okumadan duramadığım düşünülürse benim için sahiden garip.

Hep böyle gitmeyecek elbet. Böyle aylak aylak bir süre daha oturacağım. Bir süre sonra, belki sonbahar geldiğinde, birden "haydi bakalım" deyip karar vereceğim yine kitaplarıma, filmlere ve daha buna benzer birçok uğraşa döneceğim. Belki de tamamen bambaşka bir yol çizeceğim. Bunu bilmiyorum. Tek bildiğim böyle aylak aylak geçirilen günlerin sonunda her zaman iyi bir şeyler olduğu.

Şimdilik durum böyle....

resim: John William Waterhouse

9 yorum:

  1. İliklerine kadar dinlendiğini hissediyorum yazından.Eminim iyi şeyler seni bekliyor.

    YanıtlaSil
  2. Bu da gerekli ama bazen kedicim:))

    YanıtlaSil
  3. Bu, benim bazı bazı durmalarıma benziyor...

    YanıtlaSil
  4. keşke benim de bahçem olsa da ben de aylak aylak otursam.çok seviyorum aylaklığı.boğa burcuyum ya ondan herhal!

    YanıtlaSil
  5. yeni yeni yaratımlar için bu "es" dönemleri şart, tadını çıkar.

    YanıtlaSil
  6. benzer şeyler bana da oluyor vallahi, yağmurda havaya bakıp bakıp, son sürat uçan martıların gözüne neden su kaçmadığını merak ediyorum mesela... geçecek inşallah. :)

    YanıtlaSil
  7. Maalesef günümüzde yaşamın koşturmadan ibaret olduğu gibi yanlış bir algı var, bu yüzden insanlar meditasyona falan yöneliyor dinlenebilmek için. Iskaladığımız birşey var, arada bir durup kendimizi dinlemek, içimizde basbas bağıran o sesi hep bastırdık, dur ve dinle bak sana ne harikaların kapısını aralayacak.

    YanıtlaSil
  8. BUĞDAY TANESİ: Dilerim haklı ol. Güzel günler görelim hep birlikte.

    ÖZLEM: Kesinlikle canım.

    SIRADAN BİR SAZAN: Hayat bazen durmaktan başka çare bırakmıyor belki de...

    KARA KİTAP: Ben de boğa burcuyum :)

    BAŞAK: Kesinlikle. Tadını doyasıya çıkardım inan. Çok güzeldi.

    GUGUK KUŞU: Teşekkürler :)

    ABİ: Aman geçmesin be abi, böylesi olunca insan yaşadığını daha çok mu hissediyor ne? hani iliklerine kadar derler ya o hesap bizimkisi de...

    SEMA: Sözlerinizin her kelimesine katılıyorum. Durup dinlemeli kendini herşeyi ama biz sadece artık dayanamadığımız noktada yapıyoruz bunu galiba. Ayak sürüyoruz ve adına yaşamak diyoruz oysa azıcık mola alsak hayattan daha iyi olacağız. İşte ıskaladığımız bu.

    YanıtlaSil