09 Haziran 2016

yağmur altında sokakta yatan adama övgü...

Tüm gece çılgın bir yağmur yağdı. Aynı çılgınlık sabah boyu devam etti. Kimi tarladaki ekini için sevindi kimi de saçının fönü ve makyajı bozulduğu için yağmura küfür etti. Her zaman olduğu gibi birimizi sevindiren şey diğerimizi delirtti. Dünyanın dengesi denilen bu mu acaba diye düşündüm. Bir zaman birimiz sevinirken diğer tarafın memnuniyetsizliği yani... Hepimiz birden sevinsek al aşağı mı oluruz acaba? 

Geçen akşamüstü yağan yağmur aklıma geldi. O dolu dolu değildi gerçi. Şöyle bir çiseledi. Güneşten yanmış kaldırımlara oh be dedirten serin, tatlı, zararsız bir yağmurdu. O yağmurun altında şemsiyesiz yürüdüm. Kollarıma düşen damlaları seve seve, keyifle... Sonra Onu gördüm. Her şehrin delileri olur ya... O da bizim şehrin delilerinden biriydi. Hemen hemen onu her gün görüyordum. Aynı yerde olurdu. Bir bankanın hemen kıyısında durur para çeken insanlara çok acaip birşey görmüş gibi bakardı. O gün, o yağmur çiselerken ayakta durmuyordu. Yere uzanmış, başını duvara dayamış, sağ kolunu başının üzerinden aşırmış öylece yatıyordu. Sanki yağmur yağmıyormuş, O sokakta değilmiş de kendi yatağında, yumuşacık yatağında, hayatta hiçbir derdi yokmuş gibi kayıtsız bir ifade ile öylece yatıyordu. Kafamın içinde binlerce ipe sapa gelmez sorunla hayatın içinden geçen benim gibi biri için sağlam bir tokat gibiydi o ifade. Onu delice kıskandım. En son o huzurlu ifadenin ne zaman yüzümde olduğunu hatırlayamadım. 

Derdim ne benim diye düşündüm. Ve hangimiz daha şanslıyız? Benim gidecek bir evim, yağmurda ıslanmamı önleyen bir çatım, kendimce güzel temiz giysilerim ve yiyecek yemeğim var. Onun yırtık sökük bir pantolonu, kim bilir hangi iri yarı adamdan alınmış üzerinden sarkan bir ceketi, kirli ve dağınık saçları, bulursa ya da biri merhamet ederse bulduğu yemeği var. Ve kimsenin şu günlerde bulamadığı çok önemli bir şeyi, huzuru... Sahi kim daha şanslı? 

Son günlerde takıntılı bir biçimde neden bu kadar huzursuz, kaygılı olduğumu ve bundan nasıl kurtulacağımı düşünüp dururken bu adam soruma cevap olarak karşımda duruyor olabilir mi? Deliliğimi dizginlediğim için mi bu huzursuzluk? Aslında bence hepimiz deliyiz de topluma uyum sağlamak adına normalleştiriliyoruz. Ne demekse normalleşmek? Şu aralar birbirinin gırtlağını sıkmak, abuk sabuk konularda günlerce konuşup hiç yol alamamak falan gibi birşey herhalde. Asıl sorun şu ki aslında kendi doğamız normalken, adı üstüne birşeyin doğası onun normalidir zaten, bir sürü kural ve saçmalığı hayat boyu öğrenip "hah şimdi normal olduk topluma karışabiliriz" diyoruz. Allahım ne büyük bir aptallık! Sonuç ortada işte tıka basa kuralla doldurulmuş bünyelerimiz zaman geliyor patlayıveriyor ve haberlerde "adam ya da kadın cinnet getirdi" deniyor. İyi de sen getiriyorsun onu o raddeye. Normalleştiriyorum diyorsun ya aslında yaptığın delirtmek. Sonra "ah şekerim toplumda suç ne kadar arttı" diye cümleler kurup iki dakika sonra vahvahlandığın şeyi unutuveriyorsun. 

Velhasılı o adam deli değil bence. O adam normal. Hiçbir kuralı kaideyi kabul etmemiş kendi doğasında yaşayan güzel bir yaratık. Yağmur yağdığında sokakta yatmakta hiçbir mahzur görmeyen, ıslanırsa saçının bozulmasını dert etmeyen, toprağın kokusunu içine çekmenin keyfini insanların acaip bakışlarına yeğ tutan güzeller güzeli, hayran olunası bir varlık...

Fotoğraf: Pinterest

12 yorum:

  1. sen hep yaz aydan atlayan kedi.
    aklıma mukayyet olmakta zorlandığım günlerdeyim yine.
    yazdıklarını görüp yalnız olmadığımı "okuyorum".

    bulutlar bir yere gitmiyor. ardında var olduğunu bildiğim güneşi hatırlıyorum yeniden.

    bence de adam normal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bazen aklımı kaçıracağım sanıyorum. Yalnız hissetmemek ne güzel... Çok teşekkür ederim. Sözcükleriniz dost bir elin omzuma dokunuşu gibi...

      Sil
  2. Bir fotoğraf gözleminden böylesi anlamlı bir yazı çıkarmak... Kutlarım.
    Toplumda normalden sapmalar çoğaldıkça kim normal-kim anormal karmaşası yaşanıyor. Bazen toplumsal olaylarda öyle şeyler yaşanıyor ki, insanlar gördüklerini kanıksıyor, anormallikler de normal sayılıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır hayır fotoğraf gözlemi değildi, O adamı gerçekten gördüm. Muhteşem bir görüntüydü. Keşke fotoğrafını çekebilseydim ama ondan izin almadan bunu yapmak doğru olmazdı. Bence bu toplum toptan anormal. Hepimizin olup biten herşey yüzünden dengesi kayboldu :(

      Sil
  3. Sistem herkesi mecburi koşuşturmacalara mahkum etmişken, doğal yaşamı kaçırıp sanki başkalarının hayatlarını yaşar gibi olduk.En yalın hal önümüzde dururken karmaşalarda kaybolduk :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu karmaşa ve hız beni delirtiyor. Bence bu çağ bizim doğamıza aykırı olan şeylerden oluşuyor. Ben kendi hesabıma bir türlü uyum sağlayamıyorum. Bu yüzden herşey beni çıldırtıyor.

      Sil
  4. Sorularının üzerine git belki sorunların çözümü için bir şeyler bulunabilir. Bence herkes anormal adamda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence hepimiz aklımızı yitirdik. Aksi mümkün mü zaten?

      Sil
  5. Dediğin gibi adam normal ama adamı o fiziki şartlara getirenler anormal bence.

    YanıtlaSil
  6. insan duyarlılığı garip; kendinde olmayanı buluyor gördüğü her şeyde. bakıp geçebilse... ama onu kemiren sorular var, ve elbette bulanacak o cevaplar. ilahi güç tam da burada devreye giriyor bence: senin gibi derdi "herkesin insanca" yaşaması olan "normaller"in karşına bazen bir yağmur, bazen bir insan, bazen bir an... geliyor, duruyor, düşündürüyor... insan duyarlılığı incecik bir çizgi oluyor sonrasında delilikle normallik arasında, incecik bir çizgi!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözlerinin üzerine söyleyecek söz bulamadım, ne güzel ifade etmişsin.

      Sil