09 Ağustos 2026

Karınca Kokusu- Julia Pero

 

Kitabın son sayfasında şöyle diyor yazar, “Bu kitabı yazdım çünkü yaşlılıktan korkuyorum.” Henüz çok genç olanlarımızda belli belirsiz olsa da bu hepimizin korkusu. Yaşlanmaktan, artık görülmemekten, ölmekten, aklımızı kaybetmekten, sefil bir hale gelmekten hepimiz korkuyoruz. Zaman geçtikçe ve yaşımız ilerledikçe bunun üzerine düşünüyor daha da çok korkuyoruz. Julia Pero da muhtemelen bu korkusuyla baş edebilmek için yazmış bu kitabı. Yazmak, korkularla baş edebilmek için iyi bir araç belki de.

Kitabın anlatıcısı Olvido demans hastası. Kitap boyunca, tıpkı onun aklı gibi, gerçek ve hayal birbirine karışıyor. Evini temizlemek için gelen genç bir kızla diyalogları boyunca hatırladıklarından geçmişine dair bölük pörçük bir şeyler öğreniyoruz. Yaşlı Olvido, bu gencecik kıza baktıkça yaşlılığının yükü daha da ağırlaşıyor sanki. Onun o hafif hareketlerinde kendi ağırlığını fark ediyor, onun neşesinde kendi hayal kırıklıklarını, onun çalan telefonunda kendi kimsesizliğini fark ediyor. Olvido kitap boyunca “uzun bir hastalık olarak gördüğü yaşlılığı” ile baş etmeye hatta belki onu kabullenmeye çalışıyor.

Adı İspanyolca’da unutuş, unutma anlamına gelen Olvido, pek çok şeyi unutmuş, unuttuklarının yerine ise bir hayal dünyası inşa etmiş. Yeni korkular, gerçekleşmemiş ilişkiler, hiç konuşulmamış diyaloglar, hatta eşyalara kimlik bile yaratmış. Bazen kızın sorularıyla geçmişi hatırladığında ise şimdilerde gördüğü halüsinasyonların geçmişteki köklerini görüyoruz. Çözülmemiş travmaların, hesaplaşılmamış bir geçmişin, Olvido’nun zihnini nasıl deforme ettiğini de. Bu bana yaşadığımız hayatın yaşlılığımızı belirleyip belirlemeyeceğini düşündürdü. Unutmak istediğimiz pek çok şeyin demansa yol açıp açmayacağını, sürekli koşuşturduğumuz ve dinlenemediğimiz bir hayatın bizi yatağa bağlayıp bağlamayacağını, insanlarla bir arada olmaktan bunaldığımız bir hayatın bizi yalnızlığa sürükleyip sürüklemeyeceğini. Dileyelim ki huzurlu ve kabullenebildiğimiz bir yaşlılığımız olsun.

5 yorum:

  1. Ne güzel okumuş ve yazıya dökmüşsünüz. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Son cümle o kadar güzel ve anlamlı ki. Yazının bir özeti gibi.
    Kitabı okuma arzusu duydum. Dönemsel anıları çok seviyorum.
    Yaşanmışlıklar yazılmalı ve paylaşılmalı. Ben de yazmak isterdim.
    Sevgiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok severek okudum, üzerine çok düşündüm.

      Sil
  3. Yazının son cümlesi harika. Her zaman aynı dileği çok içimden gelerek tekrarlarım.
    Kitabı okumak için içimde dayanılmaz bir arzu duydum. Bu tür kitapları okumaya hepimizin ihtiyacı var.
    Esenlikler diliyorum.

    YanıtlaSil

Ruhların Sonbaharı-Kent Haruf

  İnsanların ne söylediğini umursamadan, sadece kendi inandığımız doğrulara göre yaşamak mümkün mü? Belki yaşlandığımızda, pek çok şeyin ö...